Powered By Blogger

Bu işleri hem okullar açıkken yaptık, hem de nöbetleşerek yaptığımız yaz çalışmalarında…

''...Orta Toroslar’ın bitimindeki Bolkar Dağı’nın kuzey etekleriydi. Tam eteklerden başlayan arazisi neredeyse İvriz Çayı’na dayanıyordu. Arazilerinden bir bölümü bu Çay’dan ayrılan bir kanalın hemen aşağısında kalıyor ve oradan sulanıyordu. Bu bölüme “Ziraat” diyorduk. Okul’un Ziraat’ı yani. Burada genellikle sulu tarım yapılıyordu. Hem sebze, hem meyve…
Elma, şeftali, kayısı vişne ve kiraz bahçelerimiz vardı dönüm, dönüm… Üzüm bağları ve daha niceleri… Ayrıca her çeşit sebze üretimi de yapılırdı. İş bu kadarla da kalmaz, arı kovanlarımız, tavukhanemiz, inek damlarımız, tavşan kümeslerimiz bile vardı her birinin içi dolu dolu…!
Arazisi sırf ziraatla sınırlı değildi. Ziraat yerleşkenin ta yukarılarına uzanırdı. Koca bir köyün arazisinden daha fazlaydı. Ayrıca doğu batı yönünde de genişceydi.Yerleşkenin kuzeybatı yönüne doğru uzanan ekin tarlalarımız da vardı. Bunların dışında boş meralarımız bulunduğu gibi ağaçlandırılmış ve ağaçlandırılmayı bekleyen alanlarımız da bir hayliceydi.
Buralara çam, akasya, mazı, şimşir, dişbudak, armut, badem, kayısı türü pek çok ağaç dikilmişti bizden önce… Bizler de diktik 6 yıl boyunca… Ve yerleşkenin aşağısındaki top sahasının hemen altından başlayarak ziraattan okula erişen yolun doğu tarafını ağaçlandırdık ta ziraata dek.
Bu işleri hem okullar açıkken yaptık, hem de nöbetleşerek yaptığımız yaz çalışmalarında…
(...)
Okul’un yerleşkesi çok genişti. Sanırım 50-60 binadan müteşekkildi. Öyle kendi başına; ve ihtişamlı…
Her bir iş ile işlevin görüleceği bina diğerinden ayrıydı. Bunların hepsi de bizden önceki öğrencilerin el emekleriydi… ''
.
Mehmet Duran.
''İvriz'de Okudum''
Beğen
Yorum Yap

Hiç yorum yok: