Powered By Blogger

Kendi dilini, kendi sazını, kendi sözünü, kendi barınağını, kendi besinini, kendi hayatını üretmeyi ve yönetmeyi öğrenen bir insan değil midir bizim istediğimiz?''

''Bir çocuk en ihtiyaç duyduğu ve duyacağı şeylerin öğrenimini özgürce ve yaşayıp deneyimleyerek öğrense;
Yiyeceği ürünü yetiştirmekten, kullanacağı aletin ve binanın yapımına, çalacağı sazın üretiminden, o sazı çalmaya, kendi dilini geliştireceği okuma ve yazma imkânından, entelektüel bir ortamda tartışma, sorgulama ve eleştirel bir düşünce kabiliyeti kazanmaya, yaş ve kademe gibi hiyerarşik çağrışımların yer almadığı ..... yaşam tecrübesi geliştirmesine karşı çıkabilir miyiz? Mesela;... bu tip bir yöntem uygulamaya konsa; mevcut kentlerin “varoş” tabir edilen alt gelir gruplarının yaşadığı bölgelerde aynı yöntemle Semt/Mahalle Enstitüleri açılabilse bir hayalimiz gerçekleşmiş olmaz mı?
Köy Enstitüleri, bu topraklarda deneyimlenmiş,.... yöntem bazında ele alındığında önemli bir deneyim sürecidir. Bu deneyimsel süreci neden elimizin tersiyle itmemiz gerekiyor? Neden.... olduğu gibi çöpe basıyoruz?
Kendi dilini, kendi sazını, kendi sözünü, kendi barınağını, kendi besinini, kendi hayatını üretmeyi ve yönetmeyi öğrenen bir insan değil midir bizim istediğimiz?''
Karabatak.
---

Hiç yorum yok: