Powered By Blogger

Öğrenmeyi, okulu, öğretmeni, dersi, sevdirmeyen eğitim; yanlıştır.

“Enstitüden hiç kötü söz duymadan, hiç tokat yemeden mezun oldum. İlkokulda vardı. Enstitünün dördüncü sınıfında mıydım, net hatırlamıyorum okula Genel Müdür İsmail Hakkı Tonguç’tan bir tamim geldi. Ne diyordu biliyor musunuz?
‘Bu genelge, bütün öğrencilerin, bütün öğretmenlerin, bütün müstahdemlerin önünde, haftada iki defa okunacak, duymayan kimse kalmayacak: Hiçbir öğretmen, hiçbir öğrenciye el kaldıramaz, kötü söz söyleyemez. Eğer bu dediklerimi yapan olursa öğrencinin de aynı şekilde mukabele etme hakkı vardır.’ Hakkı Tonguç Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük eğitimcidir.
Enstitüde en kötü söz ‘utan, arkadaşlarından utandı’. Müdürümüz Rauf İnan’ın orada kurduğu disiplini ben sonra hiçbir okulda göremedim. Son derece sayardık, severdik. O hava nasıl yaratılmıştı sorusunun yanıtı ise: iyi eğitim… İyi eğitimciler elinde olunca öğrenciler bu hale geliyor. O havayı yaratmak bağırmakla çağırmakla, dövmekle olmuyor. Kişilikleriyle, fedakârlıklarıyla saygı duyulan inanılan insanlar oluyorlar. Bir de genel müdüründen öğretmenine aynı anlayışla davranılıyor.
Öğrenmek mutluluktur, inanın ama günümüzde öğrenciler derslerden nefret ediyorlar. Mezun olunca, sınıfı geçince kitaplarını yırtıp atıyorlar çünkü yanlış bir eğitim yapılıyor. Öğrenmeyi, okulu, öğretmeni, dersi, sevdirmeyen eğitim; yanlıştır.
TALİP APAYDIN.

Hiç yorum yok: