Powered By Blogger

Milletin her kazancı / Milletin kesesine...

''O günlerde emniyete imzasız bir ihbar mektubu geldi. Mektupta Hasanoğlan’ın komünist yuvası haline geldiği ileri sürülüyor, Sabahattin Âli, Behice Boran, Niyazi Berkes gibi öğretmenler ve Nazım Hikmet şiirleri ile rejim aleyhtarlığı yapıldığı, komünist manifestonun okunduğu bildiriliyordu. Mektubun sonuna komünist öğrencilerin bir listesi de eklenmişti.
Bu ihbar mektubu beklenen kanıttı. Hemen bir soruşturma başlatıldı ve soruşturma için meclis başkanı Kazım Karabekir yanında 3 milletvekili ile Hasanoğlan’a geldi. Kazım Karabekir öğrencilere hitaben – Sizin İsmail Hakkı Tonguç adında bir marşınız varmış söyleyin bakalım- der. Halbuki böyle bir marş yoktu. Marş diye bilinen meşhur Ziraat Marşı vardı. Bunun üzerine bu marşın okunması istenildi.
'Sürer eker biçeriz
Güvenip ötesine
Milletin her kazancı
Milletin kesesine
Uyduk baş çiftçi
Atatürk’ün sesine…….. ' derken marş birden kestirildi. Sanki bir düşmanla karşılaşılmış gibi Atatürk sözü tam olarak söyletilmedi.
Artık karanlık bir yola girildiği belliydi. Bir süre sonra 21 Eylül 1946 yılında İsmail Hakkı Tonguç görevden alındı. Yeni Milli Eğitim Bakan’ı Şemsettin Sirer’in genelgesi ile köy öğrencilerinin yönetime katılması uygulamasına son verildi. Okullarda okutulan klasikler öğrencilerin düzeyine uygun olmadığı gerekçesi ile yasaklandı. Serbest okuma ve tartışma saatleri iptal edildi. Aynı kampüs içinde okuyan kız ve erkek öğrenciler birbirinden ayrıldı. Bunlar kaldırılınca Köy Enstitülerinden geriye sadece totaliter bir eğitim kurumu görüntüsü kaldı.''
.
Hakan Gürel.
Kaynak:Köy Enstitüleri Belgeseli, Can Dündar
İnsan Yetiştirme Düzenimiz ,Yahya Akyüz

Hiç yorum yok: